MUTLU BİR EVLİLİK İÇİN...

   Evlilik...Kimi için dünyada yaptığı en iyi şey kimi için de şimdiki aklım olsa diye başlayan bir cümlenin devamı...

 

AİLELER...

 Kadın ve erkeğin aile yapılarındaki farklılık,kendilerinin de farklı kültürlerde yetişmiş olması ve farklı alışkanlıklara farklı özelliklere sahip olmaları genelde en çok rastlanan anlaşmazlık sebebidir.Evlilikler üzerindeki aile faktörü gerek bilinçsiz ebeveynlerin evliliğe fazla müdahelesi ile gerekse kişilerin bu müdaheleleri kontrol zayıflığı ile ortaya çıkıyor.Aslında hem ailelerin birbirleri ile uyumu hem de çiftlerin aileler ile uyumu mutlu bir evlilik için gerekli en temel şartlardan biri.Ancak eğitimsiz toplumlarda geleneklere aşırı bağlılıklar beklentileri fazlasıyla artırdığından sorunlar da kaçınılmaz oluyor.Peki ne yapmalı?

_Öncelikle anne ve babalar artık çocuklarının da birer aile olduğunu,kendilerine ait kuralları,yaşam biçimleri olacağını kabullenmeli ve çocuklarının kendi düzenlerini kurmalarında müdaheleci,yönlendirici ve baskılayıcı davranmamalılar.

_ Evli çiftler de aynı görüş ile evliliklerinin idaresini dış faktörlere bırakmamalıdır.

_Hiç kimse mükemmel değildir.Eşler ailelerin yaptığı hatalardan birbirini sorumlu tutmamadırlar.

_Aile büyükleri ile iletişim ne kadar iyi olursa evlilik de o kadar huzurlu olur.Bu nedenle belli bir yaşa gelmiş insanları değiştirmeye çalışmak yerine onları olduğu gibi kabul etmek,ortak hiçbir yön bulunmasa bile bazı paylaşımların önünü açmak her zaman faydalı sonuçlar verir.

KİŞİSEL ÖZELLİKLER...                                        

  Kadın ve erkeğin hem biyolojik hem de psikolojik yapısı çok farklıdır.Sadece kadın erkek arasında değil kişiden kişiye değişen zevkeler ve renkler mevzusu varken kişiler bu konuda son derece töleranssız olabiliyor.Ayrıca farklı noktalarla bu denli uğraşmak ortak yönleri de gölgede bırakılmasına neden oluyor. Aslında sorunlu evliliklerde problemler genellikle bu farklardan ziyade bu farkların değiştirilmeye çalışılmasından ve bazen de bunun için baskıcı bir tutum izlenmesinden kaynaklanıyor.Peki ne yapmalı?

_Öncelikle evlenmeyi seçtiğiniz kişiyi her yönüyle kabul etmek gerekiyor.Tabi ki bir çok konuda ortak uyum yakalamak mümkün ancak bazı konularda kişilerin kendilerine ait ihtiyaçları ve zevkleri olmasına saygı duyulmalıdır.

_Kişiler uyumu yakalamak için özverili olmalılar.Bir yandan bazı konularda karşılıklı fedakarlık bir yandan da kişisel zevk ve görüşlere açık olunmalıdır.

_Evliliklerde beklentiler ve beklentilerin bulunamaması her zaman sorun teşkil eder.Erkek ve kadınların beyin yapıları farklı olduğundan aynı olaylara aynı tepkileri vermeleri beklenemez.Hem biyolojik hem de toplumsal olarak kadınlar daha detaycıdır.Bu durumda beklentilerin karşılıklı konuşulması yapılabilecek en doğru iştir.

_İnsanların beklentileri de zamanla değişebilir.Bu değişimi gözlemlemeye çalışmalısınız.

_Sabırlı ve hoşgörülü olmalısınız.

MADDİ DURUM...

 Varlıkta ve yoklukta... diye başlanan güzel hayallerin pembe rengini solduran sorunlardan biri de maddi durum.Kişiler daha çok ekonomik şartların güçleşmesiyle girdikleri stresin evliliklerine olan yansımalarını geçimsizlik olarak adlandırsalar da hayat mücadelesinde erkeklerin yetmediğini düşünme kadınlarında kanaatkar olamaması ile karşılıklı çatışmalar oluşuyor.Üstelik aile birliğinin ortak konusu olan ekonomi ne yazık ki erkeğin kusuru olarak yön buluyor.Sorumluluklarının bilincinde olmayan ebeveynler dışında normal bir ailede eşlerin ekonomik açıdan sıkıntı yaşadığı dönemlerde birbirine olan destek ve dayanışması bu dönemlerin çok sorunsuz ve rahat aşılmasını sağlamakla beraber eşlerin birbirine olan güven ba bağlılıklarını da artırıyor.Ne yapmalı?

_Her konuda olduğu gibi maddiyat da evlilikte ortak görülmesi gereken bir durum.Kadınlar dönemsel maddi sıkıntıları eşlerinin üzerine yıkmaktan vazgeçmelidir.Çünkü erkekler bu konuda doğuştan gelen yetersizlik endişesi taşırlar.Eşinize böyle dönemlerde destek olmayı denemelisiniz.

_Bu dönemlerde bir takım kıstlamalar yapmakla yetmiyor aynı zamanda bunları da dile getirmemelisiniz.

ÇOCUK FAKTÖRÜ...

   Uyumlu ve mutlu evliliklerde çocuk yetiştirme,çocuklarla ilgili sorumlulukları yerine getirme gibi olaylar da son derece uyumludur.Çocukların eğitiminde üçüncü kişilerin müdahelesi hem aile içinde çatışmalara hem de çocuğun kişiliğinde karışıklıklara neden olur.Ne yapmalıyız.

_Çocuğunuzun sorumluluklarını birlikte üstlenin.

_Çocuk eğitimi ile ilgili fikir ayrılıklarını karşılıklı konuşun.Unutmayın ki en iyi eğitim anne ve babanın evet ve hayırlarındaki tutarlılıktır.

İŞ YAŞAMI ve SOSYAL YAŞAM...

     Hepimiz yaşam mücadele içerisinde çocuklarımızın ve kendimizin geleceği için elimizden geleni yapıyoruz.Ancak bu mücadeleye kendini gerektiğinden fazla kaptırmak hem yıpranmamıza hem de sevdiklerimize gereken zamanı ayıramamıza neden oluyor.Bir bilim adamının şu sözünü anımsıyorum: Çocuklar hiçbir zaman çok zengin babaları olsun istemezler.''Ve çalışan bir çok anneden de şu sözleri duydum;''Kendimi işe o kadar kaptırmışım ki;evleneli ... kaç sene olmuş ve çocuklarım ne kadar da çabuk evlenme çağına geldiler anlayamadım''

_Mümkün olduğunca çok mecbur kalmadıkça evinize işinizi taşımayın.Evinizde eşiniz ve çocuklarınızla beraber geçireceğiniz zaman tüm aile fertleri için olumlu etkiler yaratır.

_Birlikte yapılacak sosyal aktivitelere öncelik tanıyın

_Hiç bir probleminize hakem tayin etmeyin.

_Karşılıklı sevgi alışverişi evliliği sürekli taze tutuyor.Her zaman birbirinizi onore edici olun.Başka insanlar varken eşinizin eksikliklerini yakınmak yerine güzel yönlerini belirtin.

GELECEĞE YÖNELİK PLANLAR...

    Gelecekle ilgili planlar da kişinin kendi kişiliği ile paralel olarak gelişiyor.Bu noktada eşler arasındaki uyumsuzluk genelde farklı hayat beklentilerinden kaynaklanıyor.

_Dinlemeyi ve anlamaya çalışmayı deneyin,

_Aile olabilmek  kişisellliğin bitip aile prensiplerinin oluşması gereken bir olgudur.Mutlaka tüm kararları beraber alın,her konuda birbirinize danışın.

_Planlarınızı kağıt üzerine dökün ve karşılaştırarak ortak ve farklı noktaları bulun...

KIYASLAMALAR ve TEKRARLAMALAR...

   Mutlu evliliğin kitabında yazmayan kıyaslama ne yazık ki evliliklerde eşleri en çok rencide eden şeylerden biri...Herkes mükemmeli bulmak ister ancak kıyaslamalar bir insanı asla mükemmel yapmıyor.Ne yapmalıyız?

_Geçmişi geride bırakmayı öğrenin.Geçmişte yaşanan sorunları her seferinde tekrar gündeme getirmeyin.

_Adil olabilmek her işin başıdır.Önce kıyaslamayı kendinizde yapın.Ne kadar mükkemmelsiniz.Sonra karşınızdakinden bu oranda mükemmeliyet bekleyin.

_Asla karşılıklı kusurlarınızla ilgili başka kişilerin yanında birbirinizi alay konusu yapmayın.Eşler birbirlerininhatalarını örtmeye çalışarak hem bağlılık hem de güven duygusunu artırırlar.

SORUMLULUKLARI PAYLAŞMAK....

   Erkek para kazanır kadın yemek yapar devri kadınların da iş hayatında aktif rol almasıyla kapanmaya başlıyor.Günümüzde mutlu evliliklerde eşler birbirlerine daha fazla yardımcı olmaya çalışarak hem de birbirlerinin sorumluluklarında paylaşımcı tavırlarıyla mutlu evliliğin sürekliliğini sağlıyorlar.

_Türk kadını sorumluluk almaktan kaçınmayan,çalışkan kadınlar grubunda yer alıyor.Ancak alışılagelmiş Türk erkeği tabusunun yıkılması gerekiyor.Ev işlerinde ve çocuk bakımında eşinize yardım edebilirsiniz. Buna karşılık kadınlar da eşlerinin evde geçirdikleri zamanın daha keyifli olmasını sağlayabilirler.

    Derler ki mükemmel bir evlilik kör kadınla sağır erkek evliliğidir.Kadın kocasının kusurlarını görmez,erkek de karısının sesini duymaz...

DİĞER HUSUSLAR

_Mutlaka sorunsuz,tartışmasız evlilik yoktur.Ancak mutlu evliliklerde tartışmalar için doğru zamanlama, doğru yer ve mekan vardır.

_Karşılıklı teşekkür etme evlerin içine giremeyen güzelliklerden biri.Tanımadığımız insanlara gösterdiğimiz o engin nezaketi eve girerken kapıda unutmamaya çalışın.

_Her zaman birbirinizi takdir edin.Takdir ve onay sözleri evlilik içi huzurda çok etkilidir.

_Eşler evlendikten sonra da dış görünüşlerine özen göstermelidir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !